deneme ortamı gerçek sınav değil. salon, kalabalık, gözetmen, süre baskısı farklı. bunu anlayınca deneme sonuçlarını referans alırken daha temkinli oldum. denemeler hazırlamak için, gerçek sınav ölçmek için.
-
-
denemede 78 net yaptım, gerçek sınavda 61 çıktı. 17 net fark. ikisi arasındaki tek fark salon ortamıydı. bu kadar etkisi varmış. artık denemeleri de sınav ortamında, zamanlı yapıyorum.
-
denemeler evde, gerçek sınav bilinmeyen bir salonda, yabancı insanlarla. bu farkı prova etmeden gidersen şaşırırsın. ben şaşırdım, şimdi söylüyorum.
-
denemede 72 net, sınavda 58 net. 14 net fark nereden çıktı? salon kaygısından, gözetmenden, komşunun kalem tıklamasından. şimdi kütüphanede, kafede, yabancı ortamlarda deneme çözüyorum. biraz kapandı fark.
-
denemede geometri sorularını rahat çözüyorum, sınavda ellerin titriyor. aynı soru, farklı performans. bu psikolojik değil, fizyolojik. stres altında beyin farklı çalışıyor, bunu kabul etmek lazım.
-
biyoloji denemede sürekli iyi, sınavda orta. fark nereden geliyor biliyorum artık: denemede kitabım yanımda hissediyorum, sınavda yok. psikolojik bağımlılık bu.
-
denemede fizik sorularını sakin çözüyorum. sınavda ilk soruya bakıyorum, 'görmemişim' diyorum. görmüşüm aslında, panik tanıdık soruyu yabancı yapıyor. bu his için çare bulamadım henüz.
-
kimyada denemede iyi olunca 'zaten bilirim' diyorsun. sınavda alışılmadık bir bağlam sorulunca o 'bilirim' duygusu yıkılıyor. bilmek ile soru çözmek ayrı beceriler, kimya bunu en acı şekilde öğretiyor.
-
tarihte denemede iyi olunca sınavda da iyi olunur genelde. ezber kısmı sabit, mantık kısmı değişken. ama 'bu konuyu biliyorum' derken 'bu soruyu çözerim' zannetmek tehlikeli.
-
coğrafyada denemede 16, sınavda 11 net yaptım. fark büyüktü. sonra anladım: sınavda haritalar daha küçük basılıyor, okunması zorlaşıyor. buna alışmak için soru bankasındaki küçük haritalarla çalışmak lazımmış.