yazar bir anda 'ama bununla birlikte', 'ne var ki', 'öte yandan' diyor ve sen hangi cümlenin asıl görüşü olduğunu bulmaya çalışırken iki sayfayı bitiriyorsun. bilerek yapıyor diye düşünmeden edemiyorum.
entries (55) - page 3
-
paragraf sorularındaki gıcık yazar
-
motivasyon videosu izleyip 10 dakika çalışmak
'ben de yapabilirim' hissiyle masaya oturuyorsun, 10 dakika sonra 'yapamıyorum' hissiyle telefona dönüyorsun ve bu sefer daha uzun bir motivasyon videosu izliyorsun.
-
youtuber hocanın yeni video yüklemesini beklemek
hoca 3 haftadır o konuyu yüklemedi, sen de o konuyu öğrenmeden ilerlemeye kararlısın. bu tamamen bir bahane ama çok makul görünen bir bahane.
-
yks gecesi uyuyamamak
saat 02.00, gözler açık, formüller kafada dönüyor. 'uyumazsam yorgun girerim' diye stres yapıyorsun ve bu stres uyumana engel oluyor. döngüden çıkış o gece yoktur.
-
komşunun çocuğu tıp kazandı
annen bunu üçüncü kez anlatıyor, sen de 'iyi ona' diyorsun ama ton o kadar düz ki ailenin tamamı ne hissettiğini anlıyor. komşunun çocuğu artık sabit gündem maddesi.
-
program yapıp programa uymamak
cumartesi gecesi renk renk takvim yapıyorsun. pazartesi ilk ders atlanıyor, salı 'bugün telafi' diyorsun, çarşamba program çöp oluyor. ertesi cumartesi yeni program yapıyorsun.
-
tyt matematik
'temel düzey' diyorlar ama o temel öyle ki üstüne bina kursan depremde yıkılır. her sene biraz daha zorlaşıyor ama biz hep 'bu sene çok zordu' diyoruz.
-
aylardır rafta duran soru bankası
ocakta aldım, mayısta 'yaz tatilinde çözerim' dedim, eylülde kapağını açtım ve kokusu bile çözülmemiş gibi geldi. şu an kitaplıkta dekoratif obje olarak duruyor.
-
yks öncesi son gece
çalışmayacaksın. televizyon açacaksın ama izlemeyeceksin. telefona bakacaksın ama okumayacaksın. sabah 3'te 'ne kadar uyursam o kadar kar' diyeceksin ama uyuyamayacaksın.
-
tıp mı mühendislik mi diye 3 yıl düşünmek
sonunda bilgisayar mühendisliğini kazanıp tıbbı özlemek için 3 yıl harcıyorsun. karar vermek yerine iki seçeneğin dezavantajlarını araştırmak artık bir hobiye dönüştü.
-
ders çalışmayınca vicdan azabı çekmek
çalışmıyorsun ama dinlenemiyorsun da. ne film izleyebiliyorsun ne uyuyabiliyorsun. en verimsiz dinlenme şekli budur; suçluluk hissiyle kanepede uzanmak.
-
ders çalışırken gelen temizlik isteği
hayatında hiç silmediğin tahtayı silersin, kitaplığı kategorize edersin, çantandaki iki yıllık kağıtları tasnif edersin. masa pırıl pırıl, kafa bomboş. beyin temizliği tercih ediyor çünkü temizliğin sonu görünüyor, dersin sonu görünmüyor.
-
tyt matematiğin psikolojik çöküş sebebi olması
40 soruyu açıyorsun, ilk 5'e bakıyorsun ve 'tamam bugün de bitti' diyorsun. matematik sınavdan önce değil, kağıdı ilk görünce bitiyor. geri kalan süre sadece bu gerçekle yüzleşmek için geçiyor.
-
kolay soruyu yanlış yapmanın verdiği acı
insanı asıl yıkan zor soruyu yanlış yapmak değil, herkesin '20 saniyelik' dediği soruyu götürmek. o an hem kendi aptallığına hem de testin adil olmadığına inanmak istiyorsun ama ikisi de doğru değil.
-
matematik öğretmeninin 'kolay' dediği soru
'bu çok basit, herkes çözer' der ve sen o soruyla 20 dakika boğuşursun. cevabı görünce gerçekten basit olduğunu anlıyorsun. basit görmek ayrı bir yetenek.